GaziMağusa(KKTC)Gezi Notları

GAZİMAĞUSA GEZİ NOTLARI

Kuzey Kıbrıs’ın en güneyinde bulunan bu liman şehri, benim en sevdiğim şehir oldu. Otelimizden arabayla 45 dakikalık bir yolculuktan sonra dümdüz ve etrafı tarlalarla dolu olan bir yoldan  Mağusa’ya ulaştık.

Lefkoşa ve Girne’ye oranla biraz daha küçük olan Mağusa ülkenin tek derin su limanına sahip olan şehri. Ayrıca Akdeniz’in en güçlendirilmiş limanı olma özelliğini de elinde bulunduruyor. Tam bir üniversite şehri.  Üstüne üstlük altın kumsalları da şahane.

IMG_8756

GAZİMAĞUSA’DA NE YENİR?

Gazimağusa’nın en meşhur yeri tam merkezde yer alan Petek Pastanesi. Buraya uğramadan dönen yok. Tüm pastane ürünlerini bulabileceğiniz bu güzel pastanede sabah çok güzel bir kahvaltı da yapabilirsiniz. Ayrıca çok sahipleri de çok iyi insanlar. Çantam kaybolduğunda o kadar ilgilendiler ki bir kez daha buradan kendilerine teşekkür etmek isterim. Bu samimi pastanede bir Kıbrıs kahvesi içmeden dönmeyin.

IMG_8764

Ama benim şimdi size iyi ucuza ve lezzetli bir yemek tavsiyem olacak. Maraş bölgesinde ki Tamavcı Tost Kralı. Benim en sevdiğim şeydir tost. Tamavcı’da yıllardır aynı yerde ve aynı lezzette Baba oğul çalışan bir tostçu. Dile kolay tam 38 yıldır aynı tat. Peki ne yiyeceğiz derseniz “full karışık tost” derim. Yanında da portakal suyu veya ayran.

Bir diğer önerim ise The Palm Hause Coffee. Adından da anlaşılacağı gibi meşhur Palm Beach te deniz kenarında bir apartmanın giriş katında yer alan bir kafe burası. Huzurlu bir yer. Menülerinde hem atıştırmalıklar hem de geleneksel Kıbrıs’a özgü ev yemeklerinin ve tatlıların tadına bakabilirsiniz. Mesela Kıbrıs köftesi, Kıbrıs tatlısı, bulgur köftesi, hellim böreği ya da molehiya gibi. Ama servis konusunda eksiklikler var ne yazık ki. Geç gelen siparişler, ilgisiz personel gibi. Umarım tatlı sahibesi bu aksamaları düzeltir.

Unutmadan Otello Kalesi’nin önünde çok şirin bir anne oğulun işlettiği taze meyve suyu yapan bir kamyonet var. Hem meyve suyu içip hem de pedal çevirebileceğiniz bu sevimli tezgâha uğramayı ihmal etmeyin. Güzel bir sohbet ve iyi insanlar her yerde var!

GAZİMAĞUSA GEZİ NOTLARI
GAZİMAĞUSA GEZİ NOTLARI

GAZİMAĞUSA’DA GEZİLECEK YERLER

LATİNLERİN ST. GEORGE KİLİSESİ

Şehre ilk giriş yaptığımızda harika mimarisiyle tüm dikkatleri üzerine çeken bu gotik yapı. 13. YY sonlarında inşa edilmiş. Hatta şehir surlarından önce yapıldığından binanın duvarları surları andırıyor.

IMG_8691

OTELLO KALESİ

Kale adını Kıbrıs’ın İngiliz sömürgesinde olduğu dönemde alıyor. İsim Shakespeare’in aynı adlı tragedyasından geliyor. Ki oyunun bir kısmı da zaten Kıbrıs’ta geçiyor.

Mağusa kentinde 14’üncü Yüzyılda Lüzinyanlar tarafından inşa edilen Othello Kalesi, Mağusa kentinin ana girişlerinden biri olarak kullanılıyordu. Venedik ve Osmanlı dokunuşlarına da rastlanan kalenin girişinde Venedik aslan kabartması yer alıyor. Kalenin içinde yer alan odada bu gün bazı kültür sanat etkinlikleri için kullanılıyor ve çıkarılan tarihi eserler sergileniyor.

Kaleye giriş ücreti 7 TL. ve 08:00-15:30 saatleri arasında ziyaret edilebiliyor.

GAZİMAĞUSA GEZİ NOTLARI
GAZİMAĞUSA GEZİ NOTLARI

LALA MUSTAFA PAŞA CAMİ (Aziz Nicholas Katedrali)

Yine Lüziyanlılar döneminde inşa edilen bu yapı, tüm Akdeniz bölgesinin en haşmetli ve güzel Gotik yapısı bence. Bahçesindeki banklarda oturup yapıyı seyredesi geliyor insanın. Hatta ben bu seyretme işine kendimi o kadar kaptırmışım ki bankta çantamı unuttum tam 1,5 saat sonra hatırladım. Ve döndüğümde çantam hala oracıkta beni bekliyordu. Görüldüğü gibi suç oranının çok düşük olduğu bir şehir. Niye sevdiğimi sanırım anladınız artık buraları. Neyse dönelim camimize.

Lüzinyan kralları, önce Lefkoşa’da St. Sophia Katedrali’nde Kıbrıs Kralı, sonra da Mağusa’da St. Nicholas Katedrali’nde Kudüs Kralı olarak taç giyerlermiş. 1571 yılında Osmanlılar tarafından cami haline getirilene dek, bu törenler yapılmış. Katedralin en güzel ve en iyi korunmuş olan batı cephesinin mimarisi Fransa topraklarındaki Reims Katedrali’nden etkilenmiş.

Caminin dışı kadar içi de çok güzel. Mutlaka  Gazimağusa kentinde en çok görülmesi gereken yerlerden ilki.

IMG_8719

NAMIK KEMAL ZİNDANI VE MÜZESİ

Öncelikle ne yazık ki müze ziyarete kapalıydı. Uzun zaman da bu durumdaymış. Nedenini öğrenemedim. Şehrin tam göbeğinde yer alıyor bu zindan. Burası Venedik sarayının avlusu imiş. Namık Kemal, “Vatan Yahut Silistre” oyununun 9 Nisan 1873 tarihinde İstanbul Gedik Paşa tiyatrosunda oynanmasından sonra 5 Nisan 1873 tarihinde Kıbrıs’a sürülüyor. Önceleri alt kattaki zindana kapatılan şair, bir süre sonra Kıbrıs Mutasarrıfı Veyis Paşa’nın izni ile üst kata çıkarılır. 3 Haziran 1876 tarihinde de V. Murat tarafından affedilerek İstanbul’a geri döner. Sonrasında 1993 yılında burası restore edilerek müze olur.

IMG_8734

SİNAN PAŞA CAMİ (St. Peter ve St. Paul Kilisesi)

İngiliz döneminde ambar olarak kullanıldığı için Buğday Camisi olarak da bilinen ve Osmanlı döneminde cami olarak kullanılan katedral, bombalara rağmen ayakta kalabilmiş sağlam yapılardan.

Ancak bizim restorasyon çalışmaları dolayısıyla içerisi kapalı.

IMG_8801

CANBULAT MÜZESİ

Kilis Sancak Beyi olan Canbulat Beyin, 1570'te Mağusa’nın kuşatması sırasında şehit düştüğü inancıyla türbesi buradaki tabyanın altına yapılır. Zamanla yıpranan bina 1968 yılında yeniden inşa edilerek ön kısmı da bir müzeye dönüştürülür. Müzede  etnografik ve arkeolojik eserler sergileniyor. Ne yazık ki saat 15.30 da kapandığından ben içeriyi gezemedim. Giriş ücreti 5 TL.

MARAŞ BÖLGESİ

Önceden cıvıl cıvıl bir tatil beldesi olan ve Kıbrıs’ın en Güzel sahiline sahip olan Marş, 1974 harekâtından sonra sivillere tamamen kapatılmış. Sahile indiğinizde tel örgülerle çevrili bölgede yer alan terk edilmiş binalarda hala savaşın izleri görülebiliyor.  Yaz aylarında burada yer alan Palm Beach gözde plajlardan biri.

GAZİMAĞUSA ŞEHİTLİĞİ

Birinci Dünya savaşında İngilizler tarafından adaya getirilen Türk askeri esirlerinin yattığı bir şehitliktir. 1980 yılında ziyarete açılmıştır.

IMG_8797
IMG_8805

SALAMİS ANTİK KENTİ

08:00-17:00 saatlari arasında ziyaret edilebilen antik kent Gazimağusa şehrine 11km uzaklıkta. Burası  Bronz Çağı sonlarında başlayan göçler sırasında, Anadolu’dan gelen kavimler ve bunlara Yunanistan’dan gelerek Kilikya’da katılan Akalar tarafından kurulmuş. Truva kahramanlarından ve Salamis Adası Kralı Telamon’un oğlu Tefkros, şehrin kurucusu olarak biliniyor.

Günümüzdeki kalıntıların çoğu Roma dönemine ait. Şehir kuruluşundan itibaren bir çok çekişme, istila, depremlerle yıkılıp yine kurulmuştur. Ancak halk en son Arap istilalarından sonra Salamis’i terk edilip bugün ki Mağusa şehrini kurmuştur.

IMG_8830

SAİNT BARBANAS MANASTIRI VE MÜZESİ

Bir Salamisli olan Barbanas Hıristiyanlığı yaymak isteterken öldürülür. Sonrasında cenazesi bulunur ve buraya M.S. 477’de manastır inşa edilir. Manastır bir kilise, avlu ve avlunun üç yanında bir zamanlar papazların yaşadığı odalardan meydana geliyor.

Gazimağusa kentine 4km mesafede yer alan manastırın içinde şuan Barnabas İkon ve Arkeoloji Müzesi yer alıyor. Müze giriş ücreti 7 TL ve 17:00’a kadar ziyaret edilebiliyor. Müze de St. Barnabas kilisesinde çoğunluğu 18. yy’dan kalma zengin bir ikon koleksiyonu bulunuyor. Manastırın avlusunda bulunan bazalt değirmen Enkomi yerleşim bölgesinden, diğer sütun ve taşlar ise Salamis’ten gelmiş. Papazların yaşamlarını sürdürdüğü odalar ise restore edilerek Arkeoloji Müzesi haline getirilmiş. Müzede Kıbrıs’ın Neolitik döneminden Roma dönemine dek geniş bir çizgideki tarihsel sürece ait çeşitli eserleri görebilmek mümkün. Ayrıca tunç ve mermer eserler de müzede sergileniyor.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK YAZILAR

KKTC GEZİ NOTLARI
LEFKOŞA GEZİ NOTLARI
GİRNE GEZİ NOTLARI
GARİPÇE KÖYÜ

Share This:

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir