Huzurun Başkenti:Foça

FOÇA GEZİ NOTLARI

Güzel İzmir’imin güzel, şirin ilçesi. Her yaz mutlaka uğradığım sahil duraklarımdan biridir Foça. Zaten eğer İzmirli isen her hafta sonu ya Foça’ya kaçarsın ya da Çeşme’ye. Kimse evinde oturmaz bizim oralarda hafta sonları. Ama Foça dinginliği ve sakinliğiyle Çeşmeden farklıdır. Biraz kendi içine dönmek isteyenlerin yeridir. Foça youTube videom için tıklayın.

İzmir’e 70 km’lik bir karayolu ile bağlanan Foça, İzmir’in kuzeyinde Çandarlı ve İzmir Körfezi arasında, üç tarafı denizle çevrili bir yarımada üzerinde kurulmuştur.

20160216_113514

Foça Tarihi

Milattan önce 11.yüzyılda Aiollar’ca kurulan Foça adının kaynağı olarak Akdeniz fokları gösterilir. Zaten kentin ambleminde de küçük bir fok kafası bulunuyor. Kent İon yerleşimlerinin en önemlilerinden biridir. Denizcilik, mühendislik ve ticaret konusunda çok gelişmiş bir yapıya sahiptir. Şehir sırasıyla önce Persler tarafından istila etmiş sonrasında Büyük İskender’ce alınmış, Seleukoslar, Bergama Krallığı ve Romalılardan sonra, Çaka Bey yönetimi, Saruhan Beyliği ve 2. Mehmet ile Osmanlı yönetimine girmiştir. İşte Foça’nın milattan öncesine dayanan uzun tarihinin özeti budur.

FOÇA

Sakinlik ve Huzur Kenti Foça

Foça’nın en güzel simgesidir foklar. Nesli giderek tükenmekte olan Akdeniz Foklarının yaşam alanlarından biridir Foça Siren Kayalıkları.

Kentin içindeki pilajlardan denize girilebildiği gibi 12 adet mavi bayraklı pilaja da sahiptir Foça. Havası, suyu, toprağı kirlenmemiştir Foça’nın. Denize baktığınızda sadece deniz vardır orada, berrak su ve balıklar; mis gibi iyot kokar Foça, tazelik kokar, huzur kokar.

Bu güzel ve tarihi ilçe yaz aylarında olduğu gibi kışında oldukça güzel, insanın ruhunu aydınlatan bir huzura sahip. Foça’ya gittiğinizde tarihi taş evlerle dolu sokaklarını gezmeyi unutmayın. Balıkçı tezgahlarının yanında bolca kedi göreceksiniz bu memlekette hepsi tombul ve mutlu kediler.

Deniz kenarında bir balıkçıya oturun Foça’ya giderseniz, masada çok bir şeye gerek yok; iki kadeh, biraz meze, birde taze balık ve tabi sevdiğinde yanında olacak birlikte bakacaksınız bu güzel denize…

FOÇA

Yarım Bir Aşk Hikayesi: Kara Taş Efsanesi

Foça’da bir efsane vardır, bilir misiniz? Kara taş efsanesi. Foça’ya bir kez giden buraya tekrar dönmek istermiş. Efsanemiz Küçük Deniz ve Büyük Deniz de yaşayan iki aileyi anlatır. Buralar neresi derseniz; Foça, üzerinde kale ve antik kalıntıların bulunduğu bir burunla ikiye ayrılır ve iki koy meydana geliyor. Burnun kuzeyindeki koya Küçük Deniz, güneyindekine ise Büyük Deniz deniyor. Foça’da yaşam işte bu iki denizin kucağında geçiyor. Şöyle anlatırlar efsaneyi. Bundan çok önce Küçük Deniz de yaşayan Panoyat ve eşi Eleni varmış ve Büyük Deniz’de yaşayan Hüseyin ve eşi Hatice. İki ailenin de çocukları yokmuş. Bir gün Panoyat ve Hüseyin balık avındayken fırtına çıkar ve Panoyat’ın teknesi arızalanır, Hüseyin ona yardım eder ve tekneyi çeker. O zamandan sonra çok iyi dost olurlar ve iki ailenin de çocukları olur.  Hüseyin’in kızı Deniz ve Panoya’nın oğlu Talaşa yani Rum dilinde Deniz. Bu tesadüften etkilenen arkadaşlar Hüseyin’in çocuğunu Migalo Talasa-Büyük Deniz, Panayot’un çocuğunu Mikro Talasa – Küçük Deniz diye çağırmaya başladılar. Çocuklar büyür ve birbirlerini severler. Gençler  bir kara taşın üzerinde buluşurlar her gece. Sonra ailelere haber verirler ve nişanlanırlar. Talasa balıkçı olmak istemez ve çalışmaya İzmir’e gider. Deniz onu kara taşta bekler ama Talasa hiç gelmez. Deniz bir gün onu beklerken hastalanır ve bu dünyadan ayrılır. Panayot ve Hüseyin Kara taşın olduğu yeri düzelttiler. Ortak dilekleri ise şudur: “Kim ki Karataş’ın üzerinden geçerek Foça’ya gelirse, yeri meçhul bu taşa ayak basarsa, Foça’ya olan tutkuları artsın ve Foça’ya kuvvetli bir bağla bağlansınlar.

Ama unutmayın Foça’nın her yeri “kara taş” ve bir kez giden bir daha kopamaz. Kalbi hep Foça da kalır.

FOÇA

Foça’ya Nasıl Gidilir?

İstanbul’dan Foça’ya arabayla gitmek için Bursa Osmangazi Köprüsü’nden geçerek Manisa yolunu takiben, Menemen’e ayrılmanız gerekiyor. Menemen’in sonrasında yine tabelaların yönünde toplam 6,5 saatte Foça’ya ulaşabilirsiniz.

İzmir’den Foça’ya arabayla gitmek için ise Karşıyaka, Çiğli, Menemen ve sonrasında Foça’ya ulaşabilirsiniz. Yaklaşık 1 saatlik bir yolculuk olacaktır bu.

İzmir’den Foça’ya toplu taşıma ile ulaşım da oldukça kolay. İZBAN ile Aliağa yönüne giden trene binip ‘Hatundere’ durağında inin. Sonrasında Hatundere aktarma merkezindeki otobüs durağına giderek, 744 numaralı otobüse binin veson durak olan Eski Foça’da inin. Bu otobüs yolculuğu yaklaşık 50-60 dakika arası sürüyor.

FOÇA GEZİ NOTLARI

Foça’da Neler Yapılır?

1-Foça’ya gidince yapılacak en güzel şey denize girmek. Buz gibi serin sular yaz sıcağında o kadar iyi geliyor ki insana anlatamam. Denize girmek için ister merkezdeki iskele ve sahilleri kullanabilirsiniz, isterseniz bakir koylarda yüzebilir veya mavi bayraklı güzel plajları tercih edebilirsiniz. Bu plajlardan birkaç örnek vermek gerekirse yanyana aynı koyda bulunan üç  plaj var. Voodoo , Şamata ve bu sene açılan Q beach, (ki bence içlerinden en iyisi hem fiyat hem hizmet olarak Voodoo. (Ayrıntılı Voodoo Beach yazım için tıklayabilirsiniz.)yine yılların eskitemediği Hanedan ve son önerim ise Mambo Beach.

2-Denizden sonra akşamüzeri biraz sıcak geçince eski taş evlerin bulunduğu sokaklar gezip görmek ve fotoğraflamak için çok ideal.

3-Akşamüzeri sahilden kalkan küçük teknelerle gün batımı turu ise hiç unutulmaması gerekenlerden. Denizin üzerinde kıpkırmızı güneşin batışı gerçekten muhteşem bir manzara. Ve bu güzel görsel şovu izlemek için tekne gezisine sadece 10 TL ödüyorsunuz.

4-Beşkapı Kalesi ve Surları iki denizi ayıran burun üzerinde yer alıyor ve kale hem içten hem dıştan gezebilirsiniz.

5-Deniz kenarında oturup bir restoranda taze balıklarla güzel bir ziyafet çekebilirsiniz. Eğer vaktiniz kısıtlı ise de “Foça Balık Ekmek”te hızlıca balık ekmek yiyebilirsiniz. vakti olanlar içinse önerim “Liman Restoran”.

6-Yemekten sonra uzunca bir kuyruğu göze alıp Nazmi Usta’da dondurma yiyebilirsiniz.

7-Özellikle akşam güneşini batırırken güzel ve sakin bir yerde oturup bir şeyler atıştırıp aperatif bir şeyler almak isterseniz denizin kenarında çok hoş bir kafe önerim var. Kavala “Cafe Wine House”.

Aslında tüm bunları anlatıyorum da bu sakin ve sessiz balıkçı kasabasının istila edilmesini de hiç istemiyorum. Ama bu güzellikleri de sizlerle paylaşmadan da edemedim. Hepinize güzel bir tatil dilerim.

Ağustos 2019

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK YAZILAR

KAŞ REHBERİ ÇIRALI-ANTALYA BÜYÜKADA REHBERİ İZMİR’E BİR BAKIŞ

Gezi Notları

Share This:

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir