Büyükada Rehberi

IMG_6075

Bahar ayları geldi çattı, insanın kendini dışarı atası, güneşle dans edesi geliyor. Ne diyor şarkıda; “iyi gelmez mi hiç deniz havası?” Gelir diye cevap verenlerdenseniz ve tercihiniz şöyle İstanbul’dan uzaklaşmadan keyifli ve temiz bir hava alayım türünden ise, ben de size adalara kaçın derim. En iyisi de tarihi dokusu bozulmamış ve motor seslerinin, egzoz dumanının olmadığı Büyük Ada. Ama hafta sonu değil de hafta içi bir gezi yaparsanız daha iyi bir seçim olacaktır. Çünkü özellikle Pazar günleri hem yerli hem yabancı turist akınına uğruyor burası, kalabalıktan belki o muhteşem dokuyu kaçırabilirsiniz.

Vapurla 1 saat 15 dakikalık bir yolculuktan sonra (Beşiktaş İskelesinden bindiyseniz) Büyük adanın merkezine varıyorsunuz. Önce şöyle bir çarşıyı dolaşın derim. Dondurmanız elinizde sahilde bir yürüyün ve temiz havanın tadını çıkarın. Sonra adayı nasıl dolaşmak istediğinize karar vermeniz gerekiyor. Geziniz için 3 seçeneğiniz olacak. Birincisi ve en masrafsızı tabana kuvvet deyip yürüyerek en azından kiliseye kadar gitmek. Ki ben ilk gittiğimde öyle yapmıştım. Yavaş yavaş yokuşları tırmanmıştık arkadaşlarımla ve her gördüğümüz güzel evin önünde fotoğraflar çekilmiştik (adanın en güzel tarafı harika köşkleri. Rengarenk, görkemli ve şirin yapılar.) çok yorulmuştuk ama çokta eğlenmiştik. Eee serde gençlik var tabi dile kolay o zamandan bu zamana 12 yıl geçmiş!. 2. Seçenek olarak ben sportif kişiliğe sahibim  ve aynı zamanda iyi de pedal çeviririm derseniz merkezde yer alan işletmelerden 30-50 TL arası fiyatlarla bisiklet kiralaya bilirisiniz. Ya da son seçenek olarak şöyle keyifli bir yolculuk yapayım ben yorulmayım ama Adayı en güzel yerlerini kaçırmadan dolaşayım derseniz fayton kiralayabilirsiniz. Fayton da 2 tur var birincisi kısa tur fiyatı 75 TL, ikincisi ise uzun tur neredeyse adanın tamamını dolaştırıyor ve 90 TL fiyatlı. Her iki turda da istediğiniz yerlerde durup fotoğraf çekme imkanınız var ve bir kerede 10-15 dakikalık çay molası veriyorlar.

Bu bilgilerden sonra sizlerle öncelikle adada gezilecekler listesine alınacak yerleri, sonrasında ise dinlenip bir şeyler yiyebileceğiniz mekanları paylaşmak istiyorum.

Büyükada da Gezilecek Yerler :

1.Ayayorgi Kilsesi ve manastırı: Ada’nın en yüksek tepesinde Aya Yorgi kilise ve manastırı bulunmaktadır. Buradaki ilk yapı, miladi 6. Yüzyılda inşa edilmiştir. Kilseye ister yürüyerek ister faytonla ulaşabilirsiniz ama zaten fayton da tam olarak kilisenin bulunduğu noktaya kadar götürmüyor. 10 dakika kadar bir yukuş yürümeniz gerekiyor. İnanışa göre tüm yolu yüreyerek çıkarsanız yarı hacı olunuyormuş. Ve 23 Nisan 24 Eylül tarihleri arasında yürüyerek çıkılır ve dua edilirse gerçekleşeceğine inanılıyor, eğer dilek tutarsa da yine ziyaret edip zeytin yağı alıp kiliseye götürmek gerekirmiş...

Ayrıca bu mevkide, bir çok kilise ve manastırın kalıntıları da vardır. Bunlardan bazıları bugüne kadar ulaşmış, bazıları yıkıntı olarak kalmıştır. İsa Tepesi’nde ise Hristos Kilise ve manastırı bulunmaktadır. Kumsal semtindeki Ayios Dimitrios Kilisesi de Ada’nın önemli dini yapılarındandır. Adadaki Ortodoks cemaat, büyük ayinlerini burada yapar.

2.Rum yetimhanesi: Dünyanın en büyük ahşap yapısı olduğu iddiada edilen bu görkemli bina kaderine terk edilmiş şekilde müthiş bir manzarada yerini koruyor. Ben yanına gidip incelemedim ama tarihe meraklıysanız ilgiyle incelenecektir. Ama unutmayın içeriye girmesi yasak sadece dışarıdan seyredebilirsiniz.

3.Reşat Nuri Güntekin’in evi: içeriye giriş ne yazık ki yok ama kapıda onun ismini görünce ve binanın sahip olduğu manzarada dikkate alınınca ister istemez insan bu manzarada ben otursaydım bir Reşat Nuri de ben olurdum demeden edemiyor...

4.Hamidiye Camii: Büyükada’da bulunan 4 camiden mimari bakımdan en dikkat çekeni 2. Abdülhamid tarafından yaptırılan Hamidiye Camii’dir. Mimari açıdan batı etkisinde inşa edilmiş bulunan bu cami, Ada Camii sokağında bulunmaktadır. Aslında yapıldığında adada yaşayan Türk çocuklar için okul olarak kullanılıyormuş ama daha sonra adada Müslüman nüfus artınca camiye çevrilmiş.

5.Adalar müzesi: İstanbul’un ilk çağdaş kent müzesi olan Adalar Müzesi’nde yüzlerce obje, 20 bin belge, 6 bin fotoğraf, film ve sözlü tarih kayıtları yer alıyor. Müze 10 Eylül 2010 tarihinde açılmış Ada, Büyükada’yı yakından tanımak isteyenlerin görmesi gereken yerlerden biri olduğunu düşünüyorum. Kış aylarında 10:00 – 17:00 arası, bahar ve yaz aylarında 09:00 – 18:00 saatleri arasında ziyaret edilebiliyor. Giriş ücreti 5 TL.

6.Dil burnu: Büyükada’nın batısında yer alan bu özel piknik alanı, yaklaşık 500 metre uzunluğunda 100 metre genişliğindedir. Kuzeyinde Değirmen Koyu, güneyinde ise Yörük Ali Koyu yer alır. Alanın tamamı çam ormanları ile kaplıdır. İçerisinde ise çocuk parkı, restoran, kafe, piknik masaları ve çocuk oyun alanı bulunuyor. Eğer niyetiniz piknik yapmaksa kesinlikle uğrayın. Parka giriş ücreti olarak kişi başı 5 TL ücret alınıyor. Merkezden faytonla bu alana ulaşmak isterseniz 26 TL ücreti var ama gün boyu bisiklet kiralayarak ta gidebilirsiniz. Ayrıca ben malzeme taşıyamam çok ağır yol uzun derseniz de işletmeden tüm malzemeleri kiralayabiliyorsunuz.

Büyük Ada da gidilebilecek mekanlar:

1.Tarihi Roma Dondurma veya Tarihi Prinkipo Dondurmacısı: ilk ada ziyaretimden aklımda kalan en güzel tatlardan bir tanesi dondurma olmuştu. Kocaman bir külah ve çok lezzetli dondurma topları. Bu gidişimde de aynı tadı alacağımı düşünerek çok meşhur olan tarihi dondurmacılardan Prinkipo’yu tercih ettim ama ne yazık ki bu sefer aynı lezzeti bulamadım. Yani burayı tercih etmeyin derim. Onun yerine Roma Dondurmayı tercih edebilirsiniz.

2.Altan’ın Cigeri: karnınız tok olsa bile mutlaka uğramınız gerekn bir mekan. Ekmek arasına koyduğu ciğerler o kadar lezzetli ki muhtemelen böyle bir lezzeti daha önce tatmadım diyeceksiniz. Fiyatı da sadece 7,50 TL. doğrusu yemeden dönülemeyecek bir lezzet olduğu kanısındayım.

3.Meşhur Sarıyer Börekçisi: denenmesi gereken lezzetlerden biri içeride bir çok boyoz çeşidi bulabilirsiniz, hatta kıymalısı bile var(evet İzmirli arkadaş sesini duyar gibiyim kıymalı boyoz mu olurmuş diyorsun ama yapmışlar işte, dene bence seveceksin.) Ama en meşhur oldukları lezzetin patlıcanlı kuru poğaça olduğunu söylüyorlar. Ben deneyemedim çünkü kalmamıştı ama giderseniz belki siz deneyip bana da fikrinizi söylersiniz.

4.Büyükadalı Köfte & Piyaz: geleneksel mutfağımızın eşsiz lezzetini bir de bu küçücük dükkanda deneyin derim. Bir birine çok yakışan bu iki lezzet gerçekten bu sıcak ve samimi yerde bir kat daha tatlı gelecek size. Gerçekten açsanız 1,5 porsiyon söylemenizde fayda var diyebilirim. Ayrıca içerisinin Atatürk fotoğraflarıyla dolu olması da artı 5 puan eder bence.

 

 

5.Ada Lokmacısı: güzel İzmir’imin şahane tadına burada da rastlayabilirsiniz. Eğer hava biraz serinse ve dondurma yerine tercih edilebilir.

6. Candy Island: çarşıda yürürken biraz sola döndüğünüzde karşılaşacağınız çok şeker bir dükkan olacak. Küçük, renkli bir şekerci ama sanmayınkı buradan ibaret sokağın sonuna doğru yürüseniz eski bir konağın bahçesinde yine rengarenk döşenmiş bir kafe bulacaksınız. İçeriye girin biraz sohbet edin dinlenin, açsanız kahvaltısını deneyebilirsiniz veya sadece biraz soluklanıp tatlı ve kahve alabilirsiniz. Bu arada limonatasını denemeden gitmeyin sakın.

7.Eskibağ Teras Kafe ve Restoran: adaya gittiğinizde mutlaka uğramanız gereken bir mekan olduğunu söylemeliyim. Yukarıya aç gidin çünkü böyle bir manzarada oturmak şöyle bir rahatlamak herkese iyi gelecektir. Arkadan gelen ege müzikleri ve dalga sesleri eşliğinde bu salaş mekanda yemeğinizi yediğinizde haftanın yorgunluğunun nasıl geçtiğine eminim inanamayacaksınız. Ben manzaraya tek kelimeyle vuruldum. Gidin ve sizde yaşayın. Bence burası için başka bir söze gerek yok.

8.Milto Restaurant: Ada turunuz bitip tekrar merkeze geldiğinizde sahilde sıralanmış bir çok balıkçı göreceksiniz. Bunlardan birini seçip sahilin tadını çıkarabilirsiniz. Biz Tavsiye üzerine Milto’yu seçtik ama ben size kesin burasıdır demeyeceğim seçenekleri değerlendirin bence 🙂 çok aç olmadığımız için çocuklara köfte söyledik bizde meze alıp atıştırmayı seçtik. Köfte porsiyonları yanında gelen patates ve pilavla oldukça doyurucu fakat lezzeti için 10 numaraydı diyemem. Mezelerden fava normal bir lezzette idi, girit ezmesini ise değişik bir şekilde hazırlamışlardı ama fena sayılmazdı. Karides güveç ve söğüşün tadı iyiydi ama porsiyonu çok küçük ve oldukça pahalıydı.

9.Limonada: adından ötürü limonata var zannetmeyin, süper kahveleri var ayrıca kahvaltısı da denene bilir. Fiyat olarak da gayet uygun bir mekan. Ada turunuzdan önce uğrayabilirsiniz.

10.Ada Antik Otel- Cafe ve Restaurant: büyük adaya gittiğinizde bir çok butik otelle karşılaşacaksınız ama temiz ve rahat bir yer istiyorsanız ben 11 odalısı olan Ada Antik Oteli tavsiye edeceğim. İçeri girince sanki 70 yıllarda ya da bir filmdeymiş gibi hissedebilirsiniz kendinizi. Bırakın düşler gerçek olsun.

 

11.More Pansiyon: Konaklamalı bir ada turu düşünüyorsanız 2. Alternatifte More olabilir. Pansiyon deyip geçmeyin 2016 yılında tripadvisor mükemmellik sertifikasına sahip. Bu tarihi konakta adanın büyüleyici atmosferini bir daha yakalayabilirsiniz. Odaları gayet rahat ve konforlu. İsterseniz suit odası da mevcut. Ayrıca evcil hayvan kabul ediyor olmaları da büyük bir artı bence. Yardımsever ve güler yüzlü çalışanları ve harika kahvaltısıyla adaya gidildiğinde tercih edilecek bir yer diyebilirim.

Vel hasıl kelam biz adalarda çok güzel vakit geçirdik. Gezdiğim, gördüğüm güzellikleri sizlere kısaca anlatmaya çalıştım bunun dışında ayrıntı olarak merak ettiğiniz şeyler olursa lütfen yazın, cevaplamaya çalışayım...

Share This:

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir